Türk Silahlı Kuvetlerinde Disiplin Suç ve Cezaları ve Yargı Denetimi Doktora Tez Taslağı Avukatlık Bürosu

100% satisfaction guarantee
Tuesday, March 26th, 2024 In bahsegel sitesi mar By Cem A. Arel

Türk Silahlı Kuvetlerinde Disiplin Suç ve Cezaları ve Yargı Denetimi Doktora Tez Taslağı Avukatlık Bürosu

Bir de esas inceleme konumuz olan hakimin yargısal faaliyeti esnasında HUMK’nun 573. Md.de tahdidi olarak sayılan 7 fiilden birinin sabit olması ve yine 573 ve devamı maddelerde belirlenen usule göre dava açılması gerekmektedir. Netice itibariyle hakimler hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığı’nın iznine tabidir. Soruşturma, yasada öngörülen usule göre yapıldıktan sonra evrak Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilir. Bunun üzerine Bakanlıkça evrakın değerlendirmesi yapılarak disiplin işlemi veya ceza kocuşturması için dosya ilgili mercilere gönderilir veya işlemden kaldırma kararı verilir. Yine hakimlerle ilgili, dava açılma usulü ve yetkili mahkeme 2802 sayılı yasada (82-92 md.lerde) belirlenmiştir. İdarenin, yargısal denetiminin temel kaynağı Anayasanın 125.maddesinin 1.fıkrasındaki, “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmüyle ifade edilmiştir.

Kıtadan veya görev yerinden izinsiz uzaklaşılmasından itibaren 24 saat içinde yakalanan[122] veya kendiliğinden dönen faillerin fiilleri bu suçu oluşturmamaktadır. Maddesi, her askerde bulunması gereken ahlaki ve manevi vasıfları saymış, bunlardan bir tanesinin de “iyi ahlak sahibi olmak” olduğuna işaret etmiştir. İyi ahlak sahibi olmak, birçok meziyet ve üstün vasıflar yanında “yalancılıktan kaçınmayı” zorunlu kılar. Kanun, kendisinden doğru­luk beklenen bir kimsenin bu niteliğini özellikle hizmette esirgemiş olması­nı, disiplini bozan bir fiil olarak telakki etmiş ve disiplin cezası ile ceza­landırmıştır[110]. Askerliğe ait kanunların ve diğer genel düzenleyici işlemlerin (tüzük, yönetmelik, adsız düzenleyici işlemler) düzenlediği bir konu, amirler tarafından emir haline getirilip asta yöneltilmedikçe hizmete ilişkin bir emir haline gelemezler. Ayrıca, her hangi bir kanunun cezalandırdığı bir fiilin yapılmamasına ilişkin uyarmalar, birer hizmet emri değil tavsiye niteliğindedir. Bu uyarmaları dinlemeyen asker kişilere emre itaatsizlikten değil, fiil için kanunun öngördüğü ceza verilebilir[106]. Üste veya amire karşı söylenen sözler saygısızlık sınırını aşıyorsa, fiil AsCK’nun 85. Maddesinde düzenlenen üste veya amire hakaret suçunu oluşturacaktır[100].

Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, kiracı tarafından kiralanana getirilmiş olan taşınırların kiracının mülkiyetinde olmadığını kira sözleşmesi devam ederken öğrendiği hâlde, sözleşmeyi en yakın fesih döneminin sonu için feshetmezse, bu eşya üzerindeki hapis hakkını kaybeder. Kiraya verenin hapis hakkı, alt kiracının asıl kiracıya olan kira borcunu aşmamak üzere, alt kiracının kiralanana getirdiği aynı nitelikteki taşınırları da kapsar. Kiraya veren, güvence verilmesi için kiracı ve iflas masasına yazılı olarak uygun bir süre verir. Bu süre içinde kendisine güvence verilmezse kiraya veren, sözleşmeyi herhangi bir fesih bildirim süresine uymaksızın hemen feshedebilir. MADDE 316- Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. MADDE 311- Sözleşmenin kurulmasından sonra üçüncü bir kişi, kiralanan üzerinde kiracının hakkını etkileyen bir ayni hak sahibi olursa, kiralananın el değiştirmesiyle ilgili hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Kiraya veren, kiralanandaki ayıbı gidermek yerine, uygun bir süre içinde ayıpsız benzeriyle değiştirebilir. Ayıbın, kiralananın öngörülen kullanıma elverişliliğini ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde engellemesi ve verilen sürede giderilmemesi hâlinde kiracı, sözleşmeyi feshedebilir. Bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği, ancak resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Kısa süreli izin süresini geçirme suçunun maddi unsuru failin, kıtasından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin alarak ayrılmasından sonra dönmeye mecbur bulunduğu günden itibaren 6 güne kadar özürsüz gelmemesidir. Şayet iznin geçirilmesi bir özre dayanıyorsa suç oluşmaz. Maddesi, ailesi fertlerinden birisinin ağır hastalığı veya ölümü, kaza, doğum, yangın gibi beklenmeyen felaketleri mazeret (özür) saymışsa da, bunların dışında failin kıtasına zamanında katılmasını engelleyen durumlar da özür sayılabilmektedir[126]. Daha öncede belirtildiği gibi 477 SK’la, AsCK’da yer alan askeri kabahatlerin çoğu iktibas edilerek “disiplin suçu” haline getirilmiş ve bu şekilde disiplin suçu haline getirilen askeri kabahatler hakkında AsCK’da yer alan hükümler zımni olarak ilga edilmiştir. Maddesinde[63], astının suç teşkil eden fiilleri hakkında kasten kanuni takibatta bulunmayan üstün kısa hapis ile veya altı aya kadar hapis ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Kısa hapisle cezalandırılma durumunda fiil askeri kabahat niteliğindedir. Maddesine[49] göre, askeri şahıslardan birini, amirine veya üstte karşı itaatsizliğe, direnmeye, fiilen taarruza sevk ve tahrik eden kişi “muharrik” sayılmaktadır.

Uluslararası sistemin geldiği bugünkü aşama da hukuksal sorunların sadece ulusal düzeyde kavranması ve çözümlenmesini olanaksız kılmaktadır. İnsan haklarının genişleme eğilimi hukukun her alanına insan hakları anlayışının yerleşmesi sonucunu doğurmakta hukukla ilgilenen herkese de hukuka bu açıdan bakma zorunluluğu yüklemektedir. Hem etik hem de mesleki bu gerekliliklerin sağlanmasına yönelik ders tüm hukuksal sorunlara hak temelli bir bakışı kazandırmayı amaçlamaktadır. Kitle iletişim araçlarının vazgeçilmez olarak kullanıldığı günümüzde bu alanı düzenleyen uluslararası ve ulusal kurallar, alanın ve özgürlüklerin kötüye kullanılmasını engellemeye yönelik denetim mekanizmaları ve uygulamaya yönelik yargısal ve idari kararlar hakkında hukuki bilgi ve deneyim oluşturmak. (2) Muhafaza veya naklî ilegörevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan,tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izinverirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (7) İftira sonucunda mağdurhakkında hapis cezası dışında adlî veya idarî bir yaptırım uygulanmışsa; iftiraeden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Sahte oluşturulan veyaüzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiylekendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektirenbaşka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıile cezalandırılır. (5) Üç ve dördüncü fıkralardakiürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasınaaracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayankişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ilecezalandırılır.

Somut olayın koşullarını detaylı şekilde değerlendiren ve istisnai nitelik taşıyan bu kararın dikkatli değerlendirilmesi isabetli olacaktır. Sürekli yenileyip geliştirdiğimiz hukukun evrensel ilke ve esasları aşağıda 27 başlık altında topladık. Hukukun evrensel ilke ve esasları; demokratik hukuk toplumlarının vazgeçilemez ve devredilemez değerleri olup, herkes tarafından bilinmesi gereken kanunun ve uygulamanın temel kaynaklarıdır. Bu ilke ve esaslar, insanlık tarihinin yüzyıllara yayılan çekişmeleri, kavgaları ve savaşları neticesinde 20. Yüzyılın sonlarına doğru netleşmiş ve birçok uluslararası sözleşme ile anayasada yerini bulmuştur. Hukukun evrensel ilke ve esasları arasında altlık üstlük ilişkisi olmayıp, birbirine eşittir ve hepsi aynı önemi haizdir. Cumhurbaşkanının daha önce iki defa aday olup seçildiği ve Anayasa m.101/2’nin ikinci cümlesinde yer alan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” hükmü ve bu hükümde yer alan “en fazla iki defa” ibaresi sebebiyle yeniden, yani üçüncü kez seçilemeyeceğine dair bir görüş bulunmaktadır. Esasen Anayasa m.101/2’nin ikinci cümlesinde aday olabilme sayısı ile ilgili sınırlama bulunmayıp, en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilme yönünde kısıtlama getirildiği görülmektedir. Anayasa m.101/2’nin gerekçesinde; “Bu maddeyle, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve görev süresinin 5 yıl olması ile bir kişinin iki defadan fazla Cumhurbaşkanı seçilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.” denilerek, Cumhurbaşkanının aday olabilme ve seçilmesi sayıları arasında fark gözetilmediği anlaşılmaktadır. Maddeleri ile güvence altında bulunan ifade hürriyetinde prensip; ifade hürriyetinin kısıtlanması olmayıp, en geniş şekilde kullanılabilmesinin ve korunmasının sağlanmasıdır.

Federal mahkemeye tayin edilecek yargıçların sayısında değişiklik yapmaya devlet başkanı yetkilidir. 1983 Kıbrıs anayasası şekil, sistem ve muhteva bakımından 1961 ve 1982 Türkiye Cumhuriyeti anayasalarına benzemektedir. Ancak Anglosakson tipi anayasalarda görülen düzenleme şekillerine de yer verilmiştir. Bu yüzden özellikle temel hak ve hürriyetlerin düzenlenişi oldukça ayrıntılıdır. Meselâ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti anayasasında da cezaların ferdîliği ve sanık hakları belirtilirken, “hakkında yapılan suçlamanın nitelik ve sebebinin anladığı bir dilde etraflı şekilde kendisine bildirilmesi” emredilmiştir. Bunun gibi hak arama hürriyeti ve kanunî yargı yolu da, uzunca ve ayrıntılı bir düzenlemeye konu olmuştur. Kişi hürriyeti ve güvenliğiyle ilgili madde de böyledir. Fas Krallığı’nın nitelikleri başlangıç bölümünden sonra temel ilkeler halinde ve özlü bir şekilde sıralanmıştır. Hükümet sistemi monarşik, anayasal, demokratik ve sosyaldir. Egemenlik milletbahsegel üye ol, millet egemenliğini anayasanın öngördüğü müesseseler vasıtasıyla kullanır. Ayrıca devletin teşkilâtlanmasında siyasî partiler, sendikalar, mahallî meclisler, meslek odaları katkıda bulunurlar ve halkı temsil ederler. Kanun halkın iradesi sayılır, bu sebeple herkes kanuna uymak zorundadır.

Mahallî idarelerin işleyişinin demokratik olması anayasa emridir. Vilâyet ve sancak yöneticileri, bu idarelerin meclislerince alınan kararları yürütmek ve koordinasyonu sağlamakla görevlidirler. Endonezya’nın bölgeler itibariyle geniş veya dar alanlı yönetim birimlerine ayrılması konusu da kanun koyucunun takdirine terkedilmiştir. Anayasa sadece devletin yönetim sistemine ve geleneksel mahallî haklara riayetin gözetilmesini emretmiştir. Devletin temel organlarının başında, en az beş yılda bir toplanan meclis gelir. Meclis, yasama görevini yapan divan üyeleriyle bölgesel kuruluş ve gruplardan gönderilen delegelerden oluşur. Meclis çoğunlukla karar alır, görevi anayasayı ve devlet siyasetinin anahatlarını belirlemektir. Başlangıçta, seçilmiş, tayin edilmiş ve tabii üyelerden oluşan yasama konseyinin seçilmiş üyeleriyle ilgili hüküm sonradan yürürlükten kaldırılmıştır. Yasama konseyi mevcut üyelerinin çoğunluğuyla karar verir.

(2) Hüküm, temyiz edenCumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa;hükmün temyiz edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden itibarengerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir. I) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması. C) İlk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içerentutanaklar ile keşif tutanakları, bilirkişi raporu, bölge adliye mahkemesiduruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgeler, yapılmışsa keşif vebilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporlar okunur. D) Bu davalarda esas hakkındaki iddiasını bildirmek için Cumhuriyetsavcısına, katılan veya vekiline; iddialara karşı savunmasını yapmak için sanıkveya müdafiine makul bir süre verilir. Bu süre, savunma hakkının sınırlanmasıanlamına geleceği durumlarda re’sen uzatılabilir. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararınakanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma. (2) Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleribakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme,ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir. (2) Duruşmada ilgili olanlardan biri duruşmanın yönetimine ilişkinolarak mahkeme başkanı tarafından emrolunan bir tedbirin hukuken kabuledilemeyeceğini öne sürerse mahkeme, bu hususta bir karar verir. (5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre tanık veya bilirkişinin aynı andagörüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleriolanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınır. Buna olanakverecek teknik donanımın kurulmasına ve kullanılmasına ilişkin esas ve usulleryönetmelikte gösterilir.

  • (2) Rüşvet veren veya bu konudakamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, soruşturma başlamadan önce,pişmanlık duyarak durumdan soruşturma makamlarını haberdar etmesi hâlinde,hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz; verdiği rüşvet de kamugörevlisinden alınarak kendisine iade edilir.
  • Kişilerin izinleri olmadıkça, özel hayata ilişkin bilgi, belge ve kayıtlar yayınlanamaz, konut dokunulmazlığı yayın yoluyla ihlal edilemez.
  • Kiracı, bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde, kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür.
  • Rütbenin geri alınması cezası, hükümlünün rütbesinin geri alınarak erliğe indirilmesi, askeri hizmetten doğan ve özel kanunda saklı tutulmayan bütün hakların kaybı sonuçlarını doğurur.

Bu hususların objektif olarak tespiti çok zor olduğundan keyfi uygulamaya açıktır[218]. Maddesinde düzenlenen yasağa aykırı fiiller disiplin suçu olarak düzenlenmiştir. Devlet memur­larının, Türk Ticaret Kanununa göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek herhangi bir faaliyette bulunmaları bu bentteki suçu oluşturur[211]. Devlet memurunun göreviyle ilgili bulunan konularda yü­kümlü olduğu kişilere yalan veya yanlış beyanda bulunması di­siplin suçu sayılmıştır. Herhangi bir zararın meydana gelip gelmemesi önemli değildir. Ancak yalan veya yanlış beyanın görevle ilgili olmayan konularda olması disiplin suçunu oluş­turmaz[199].